<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650</id><updated>2012-02-17T02:57:13.922+02:00</updated><title type='text'>where the wild dreams grow?</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>27</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-9043433026425765425</id><published>2010-01-26T19:49:00.001+02:00</published><updated>2010-01-26T21:50:29.024+02:00</updated><title type='text'>mini eteğin soğukla imtihanı</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;
&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Çocukluğumdan beri gri, izlandik dahi fırtınalı havaları sevmişimdir. Herkesin tersine bana mutluluk ve enerji verir, neden bilmem. Ki bu aşk, hiç de öyle kıçın sıcağa alındığı şımarık bir dünyadan çıkma değildir. Geceleri kurtların uluduğu, gündüzleri kömür kokusunun ciğere işlediği, uzak, en uzak, şehir denen yere; -15 derecede bir yandan sümüklerini bir yandan da lastiği her daim gevşek donlarını çekiştiren çocuklarla, donmuş tezek tarlası üstünde yapılan maçlara varır evveliyatı, deşersen...&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;İzmir’e sık uğramayan soğuk havanın, şahane ve kapkara bulutlarla beraber göğe yerleştiği, beynimin burun kanatlarımda inceden kömür yaktığı az rastlanır günlerden biriydi. Ne zaman mutsuz hissetsem ana rahminden çıkıp beş, altı yıl yürüyüp vardığım günlere geri dönerdim. Histerik körfeze bakarken bir yandan yine o dönüş güdüsünü tatmin etmek için mesai saatinde dışarıda olmanın yollarını arıyordum. Dolmakalem, moleskine, kulakta narin bir ezgi ve patlamaya hazır hava yani diğer boyuta geçmek için her koşul hazırdı. O anda telefon çaldı. Arayan beraber çalıştığım avukat arkadaşımdı. Ödemiş’te bir duruşmasının olduğunu, müvekkil şirketin araç gönderdiğini, kısa adliye işi sonrası biraz gezinip, yemek yiyip geri dönebileceğimizi söylüyordu. Düşünmeden kabul ettim. Yalnızlığımla buluşamasam da böyle bir havada kapalı kalmaktan kurtulmuştum. Üstelik bir saatlik yolda istediğimi düşünüp, hayal kurabilecektim.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Hemen toparlanıp çıktım. Her şey istediğim gibiydi. Yağmur çiselemeye başlamış, şoför istediğim müziği açmış, arkadaşım dosyasına gömülmüş, neredeyse boş denecek bir yolda gidiyorduk. Kafamı cama dayadım. Gözümün önünden akıp giden görüntülerin ardındaki anılara doğru ilerlerken arabanın da aynı ağırlıkla yolun sağına yanaştığını farkettim. Ne oluyor demek için ön koltuğa uzanmama kalmadan şoförün “yandık” dediğini duydum. Durduk, indik. Şoför ön kaputu açtı, baktı, baktı ve kayışın koptuğunu söyledi. Ödemiş’e 15 dakikalık mesafede bomboş bir yolda kalmıştık. Arkadaşın duruşmasına  aşağı yukarı yarım saat vardı. Panikle bana bakıyor ve bir yandan da neyle olursa olsun gitmek zorunda olduğunu söylüyordu. Yoldan geçen ilk araca binmeye karar verdiğinde onu yalnız bırakamayacağımı söyledim. Fakat yoldan geçen hiçbir şey yoktu. Arkadaşımın paniği giderek artıyor, benim de ancak dizimin 5 santim kadar üstüne denk gelen eteğim donacağım sinyallerini veriyordu. Ufukta bir dolmuş göründü. Heyecanla yolun ortasına doğru yürürken yaklaşanın dolmuş değil ambulans olduğunu anladık. Yapacak bir şey yoktu. Ambulansı durdurup durumu özetleyip ön koltuğa geçtik.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Ödemiş’e girmek üzereyken bir anosla ambulans çığırmaya başladı. Sirenlerin eşliğinde adliyenin önüne geldik. Arkadaşım önde ben arkada koşarak duruşma salonuna girdik. Karşı taraf avukatı nerede kaldığımızı sorup da biz “sormayın ambulansla geldik” deyince ortamda kısa süreli bir hareketlenme oldu.Durum özetlendi, duruşma başladı. Ben de bu esnada müvekkil şirket ve şoförle konuşarak dönüş için ayarlama yapmaya çalışıyordum.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Arkadaşımın işi bitene kadar İzmir’den yeni bir araç yola çıkmış, plan küçük bir aksaklıkla da olsa tekrar işlemeye başlamıştı. Hala diğer boyuta geçme ihtimalim vardı. Adliyeden çıkıp yemek yedik. Biraz etrafta  gezindik. Derken hava karardı. Bir kahveye oturup beklemeye başladık. Kahve, pavyon bozması dekoru ve ağır sigara kokusuyla başımıza doğru ağrılar saplamaya başlamıştı. Aşağı yukarı üç saattir Ödemiş’teydik, iyice üşümüş ve sıkılmıştık ki beklenen araç geldi.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Gelen bir çeşit panelvandı ve dönerken bir fabrikaya uğrayıp bagajdakileri bırakması gerektiğini söyledi. Yolumuzun üzerindeydi uğrayacağımız yer. Bizim için sorun olmadığını belirtirken bir an önce eve dönmekten başka bir şey de düşünmüyorduk.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Yolda bizi getirirken bozulan araçla karşılaştık. Çekici hala gelmediğinden şoför de orada beklemek zorunda kalmıştı. Soğuktan ve açlıktan ölmemesi için geri dönüp adama yiyecek bir şeyler aldık. Bırakıp yeniden yola çıktık. Bu arada saat akşamın dokuzu olmuştu. Sinir iyice tepeme çıkmıştı tüm bu bekleme, dönme, tekrar yola çıkma aşamalarında. Arkadaşıma söyleniyordum, o da bana etek giydiğim için kızıyordu. O ısınmıştı ama ben nedense bacaklarımdan yukarı doğru donmaya başlamıştım. Ön taraftakilerden  açıksa camlarını kapamalarını rica ettim ama açıkta kalan sadece bacaklarımdı. Biraz kıpırdanınca ayaklarımın ağırlaştığını, biraz daha kıpırdanınca suyun içinde oturduğumu anladım. Bagajdaki emanet üç adet su damacanasıydı ve her ne hikmetse kapakları açılıp, benim oturduğum taraftaki çukura dolmayı tercih etmişlerdi. Diğer boyuta geçerken bir arabanın arka koltuğunda boğulabilme ihtimalini hiç düşünmemiştim. Adamlar özür dilerken ben bu halde donmadan nasıl döneceğimi düşünüyordum.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Issız bir yolda benzincide duran araçtan biri mini etekli iki kadın çıktı. Doğruca tuvalete gittiler. Kısa süre sonra mini etekli kadın çorapsız ve çizmesiz halde koşarak araca bindi. Pompadaki elemanların anılarında böyle bir yerim olsun istemezdim.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Bacaklarıma tanımadığım adamların atkılarını sarıp yola devam ettik. Yol boyunca dişlerimin birbirne çarpmasını ve pompacıların bakışlarını düşünmeyi engelleyemedim. Yine arabadan inerken atkıları iade ettim. Bu defa o atkıların kime neyi çağrıştırabileceğini zerre kadar düşünmedim .&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Ve saat gecenin onbiriydi. Endişeyle kapıda bekleyen babamın büyüyen göz bebeklerini unutamam.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;“ Baba biliyorum çok tuhaf görünüyor ama sor bir kere neden?” diyerek içeri girdim. Hiçbir baba kızını kış günü, dağılmış, çorapsız ve ayakkabısız eve dönerken görmek istemez herhalde.&lt;/span&gt;

&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0); font-family: verdana;font-size:85%;" &gt;Bu olaydan sonra bir daha etek giymedim demek isterdim ama giydim. Çünkü izmirli kadın üşümez, üşüse de belli etmez, belli etse de mini etekten vazgeçmez.&lt;/span&gt;

&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-9043433026425765425?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/9043433026425765425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=9043433026425765425&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/9043433026425765425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/9043433026425765425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2010/01/mini-etegin-sogukla-imtihan.html' title='mini eteğin soğukla imtihanı'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-857356183085039289</id><published>2009-10-02T10:59:00.003+03:00</published><updated>2010-01-26T22:40:53.919+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/babacim.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 429px; height: 365px;" src="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/babacim.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;" ama sen yine de kalbinin üzerine her gün bir gül bırak.
çünkü  babalar küçük kızlarının kalbine gömülürler. "



&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-857356183085039289?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/857356183085039289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=857356183085039289&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/857356183085039289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/857356183085039289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2009/10/ama-sen-yine-de-kalbinin-uzerine-hergun.html' title=''/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-4003297759168305901</id><published>2008-10-05T03:53:00.004+03:00</published><updated>2008-10-05T14:32:39.222+03:00</updated><title type='text'>bir rüzgara kapıldık biz</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir ağacın dalına tırmandım. Daha küçüğüm, çünkü mutluyum. Aşağıda deniz var ve karşımda da... Kayalık bir yamacın denizle buluştuğu yerin üstüne gidip gelmek istiyorum. Daldan aşağı salıncak kuruluyor. Sallanmaya başlıyorum. Gidip geldikçe kulaklarımda rüzgar vızıldıyor. Ben hızlandıkça rüzgar da şiddetini arttıyor. Sonra bulutlar gelmeye başlıyor uzaklardan. Önce köpük köpük sonra kapkara. Derken yağmur başlıyor. Hani Doğubeyazıt'ta ki küçük kürt kızın özendiği ve benim de giydiğim için utandığım kırmızı rugan ayakkabılarımın üzerinden akıyor damlalar. Giderek daha hızlı sallanıyorum. Şimsek çakıyor o en üst noktaya geldiğimde, kalbimin en sert attığı yerde. Sıkıca kavradığım iplerden ellerim kayıyor. Boşluğa bırakıyorum kendimi. Elbisemin eteği balon gibi oluyor. Süzülüyorum giderek koyulaşan maviliğe. Düşüyorum. Düşüyo.Düşü.
Bütün bunlar düş...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/P1000702.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/P1000702.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;


&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-4003297759168305901?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/4003297759168305901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=4003297759168305901&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4003297759168305901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4003297759168305901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/10/bir-rzgara-kapldk-biz.html' title='bir rüzgara kapıldık biz'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1417970906379233008</id><published>2008-05-14T11:01:00.004+03:00</published><updated>2010-01-26T22:40:11.615+02:00</updated><title type='text'>tomorrow I will fly</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;font-size:100%;"  &gt;"Bazen ama bir şey olur, kısa süren bir şey. İki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibi..." demiş ya LM bu sabah öyle oldu. Uyandım baktım pencereden. Kargalar yağmuru kutsuyor. Ki çok severim karga sesini, huzur verir nedense. Sonra her zamanki gibi bir güne hazırlanırken her zamankinden farklı bir heyecanı sakladım içimde bir yere. Gündelik sıkıntılar yok edip atmasın diye.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;İş yerine geldim. Yine pencereyi açtım. Tül camdan savruluyor ve aradan kara bulutlar geçiyor hafif bir rüzgarla, sallana sallana. Bir posta geldi sonra, nick cave'den "to be by your side"ı göndermiş sharlotte hanım. İndirip dinlemeye başladım. Tam şu an perdeler savrulurken ve yağmur çiselerken kulağımda diyor ki o büyüleyici ses " tomorrow I will fly" ve bir şey oluyor, kısa sürecek bir şey. İki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;

&lt;/div&gt;






&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/tomorrowIwillfly.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/tomorrowIwillfly.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;



&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1417970906379233008?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1417970906379233008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1417970906379233008&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1417970906379233008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1417970906379233008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/05/tomorrow-i-will-fly.html' title='tomorrow I will fly'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-4493823748709057710</id><published>2008-04-21T11:02:00.006+03:00</published><updated>2010-01-26T22:42:37.830+02:00</updated><title type='text'>pedi mu</title><content type='html'>&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;hayat ,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;saçlarımdan yağmur damlaları gibi süzülüp  &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;birikiyor zamanın kör kuyusunda&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;bir zamanlar çocuk oldukları için seviyorum tüm cesetleri&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;uyusunlar sessizce mezarlarında&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;yaradılış ; Tanrı'nın çalışma masasında bekleyen bir taslak ,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;yedinci gün dinlenirken gördüğü rüya&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Tiya,&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;yas yirmi dokuz&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ne ben bu şiiri yazıyorum , ne de sen okuyacaksın&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;korkarım , hiçbirimiz yokuz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;
&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;font-size:85%;" &gt; sandi&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;

&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;
&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(51, 0, 0); font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-family: verdana; color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Yasemin kokularına ve erken inen aksamlara, Ve çıplak ayak gezmeyi bilen bin bir çeşit çocuğa:
 inanıyorum; bütün düşler gerçektir."


&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;
&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-4493823748709057710?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/4493823748709057710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=4493823748709057710&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4493823748709057710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4493823748709057710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/04/pedi-mu.html' title='pedi mu'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-6960454323097988911</id><published>2008-04-20T18:29:00.007+03:00</published><updated>2008-04-20T18:41:03.289+03:00</updated><title type='text'>pamuk (d)ipliği...</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0);font-family:times new roman;font-size:100%;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Biliyorum, sonsuz mutluluk olmadığı gibi sonsuz acı da yok. Bazen yavaşca dolaşıyorum hayatın içinde, bazen de koşuyorum ve arada ayağım takılıyor düşüyorum. Her defasında bir daha düşmeyeceğim, düşmemeliyim, öğrendim ayağımın takılacağı taşları desem de, korkumu yendiğim anda yine takılıp düşüyorum. Çarptığım yer kaç defa daha aynı acıyı verebilir ki? Nasırlaşma diye bir şey yok muydu? Her defasında yine acıyı duymak, yarayı sarmaya çalışmak, yavaş yavaş iyileşmesini beklemek ve sonunda yine "bir daha düşmem" noktasına gelmek...&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Arada vuracağımı bildiğim yerimi sarıp sarmalıyorum. Gün yüzü göstermiyorum oraya. Ne ben ne de başkası görebiliyor. Soluyor acıyan yer, büzülüyor, küçülüyor. Sonra çıkarıyorum sargıları, ışığı görünce ağır ağır gevşiyor, rahatlıyor, korku unutuluyor.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Sonrası yeni bir deja vu...&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Sonrası, tüm acılar periyodik pansumana tabii...&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Sonrası, yine...&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Kara kedi geçti, aynı an tekrar geçti, kara kedi geçti, yine geçiyor, geçti, geçecek, geçecek...&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-6960454323097988911?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/6960454323097988911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=6960454323097988911&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/6960454323097988911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/6960454323097988911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/04/pamuk-diplii.html' title='pamuk (d)ipliği...'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-3955292163316675374</id><published>2008-03-25T23:41:00.002+02:00</published><updated>2008-03-25T23:48:11.363+02:00</updated><title type='text'>bilinç kakışı</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Hüzün, bu da  bir çeşit esriklik hali sanırım. Ben zaten oldum olası hüznün, melankolinin  bağılmısıyımdır.    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Bir kız çocuğu  ağlıyordu bir gün. Dedim ki "neyin var güzelim?", dedi "elisa, yarın sabah  uyandığımda bunun geçeceğini biliyorum, bir şeyim yok ama ağlıyorum ben şimdi".  Ben de biliyorum yarın sabah uyandığımda geçecek ama şimdi ağlayamıyorum  da.  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Küçükken her  gece, uyumadan önce düşler kurardım. Kendime oyun bahçeleri, arkadaşlar hayal  eder, bilmediğim ormanlarda gezer, daha önce hiç görmediğim hayvanlarla  konuşurdum. İşte düş bağımlılığı da böyle başladı. Yalnız bir çocuktum. İki  kardeşim vardı ama ben onlardan farklı bir dünya görüyordum. Hani algım, algım  hep böyle dalgındı.    Sonra büyümeye  başladım. İlkokulda insandan gelen acıyla tanıştım. Hiç unutmuyorum, dokuz  yaşındaydım ve bir sınıf dolusu çocuk tahtada aptal yerine koyuluşuma  kahkahalarla gülüyordu. Çocuklar çok acımasızdır. Bu ilk öyküm olmuştu ortaokul  yıllarında. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Yine de asla vazgeçmedim insana güvenmekten. Babam derdi ki "kötü  insan yoktur, sevgisiz insan vardır, sevin insanları". Ben öyle yaptım. Koşulsuz  şartsız sevdim tanıdığım, tanımadığım herkesi. Canım acıdı bu yüzden. Eve gelip  yattım yatağıma ve düş kurdum. Düş giderek büyüdü sonra. Öyle bir hale geldi ki  yaşadığım çift taraflı bir dünya oldu. Biri zaruri, diğeri coşkuyla. Şimdi bir  süredir uyum sağlamışken gerçeğe, birkaç gündür konuşuyorken bilmediğim biriyle,  yeniden içeri dönesim geldi sanırım. İnsanın kendini bir başkasında görmesine  hep şaşırmışımdır. Bu yüzden aşık oluyoruz belki, bu yüzden sevmek istiyoruz.  Kendi varoluşumuzu bir başkasında doğrulamak için. Ayna gibi sanki.  Karşındakinin gözlerinde kendini aramak... Tezer Özlü diyordu ki bir kitabında,  "içimde yönlendiremediğim ama illaki bir yere yönlendirmek zorunda hissettiğim  büyük bir sevgi var. İçimde kalması dayanılmaz acıtıcı". Bir de bu var. Sevmek  zorunda hissetmek.  Sonra Tezer de fikrini değiştirmiş gerçi- bazı zamanlardaki  ben gibi- "aşk senin içinde, bu sadece bir özne sorunu, kime istersen ona  yönlendirebileceğin"... Ben de insanlardaki küçük detayları görüp sadece o kısımdan başlayarak  seviyorum. Ufacık bir ayrıntıya zoom yapmak gibi. Öyle büyütüyorum sevgiyi.  Etrafımdaki insanların her anlamda birbirine uzak karakterler olması da bu  yüzden sanırım...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-3955292163316675374?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/3955292163316675374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=3955292163316675374&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/3955292163316675374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/3955292163316675374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/03/bilin-kak.html' title='bilinç kakışı'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-6634333151803046218</id><published>2008-03-25T23:36:00.002+02:00</published><updated>2008-03-25T23:40:06.163+02:00</updated><title type='text'>follow the white rabbit-1</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Perfect Day çalıyor. Beraber  geçirdiğimiz günler bir klip havasında geçiyor kafamdan. Nedense seninle kendimi  en çok bahar günlerinde Alsancak'ta bir yerlerde düşlüyorum. Yeni yeşermeye  başlamış asma yapraklı ara sokaklarda şişeden bira içerken, çimlerin üzerinde  oturup iskeleye yanaşan vapurları, sağda solda koşturan köpekleri, ellerinde ilk  biralarıyla dolaşan ergenleri izlerken buluyorum ikimizi. Bir de  gözlerin  düşüyor hayalime, vakitli vakitsiz ağlayan ama içindeki ışık hiç sönmeyen  gözlerin...   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Tanıştığımız  yeri anımsıyorsun değil mi? Başın hafif öne eğik içeri girip kalabalığın  dikkatini çekmeden, aceleyle kendini insanların arasında kaybederdin. Arkadan  bana lülelerin düştüğü yüzünü hayal etmek kalırdı. Bilmezdim nasıl bir yaşantın  olduğunu. Bazı akşamlar çıkarken sana bakardım. Çoğunlukla telefonla konuşur,  birileriyle plan yapardın. Daha doğrusu ben öyle sanırdım. Hayatıma ne kadar  uzak olduğunu düşünürdüm hep. Kıyılarımızın bu kadar yakın olduğunu bilmezdim,  ta ki tek bir cümleyle başlayan tanışıklığımıza kadar.    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Sonra aralığı giderek kısalan  buluşmalar başlamıştı. O yazı hayatımdaki ilk ve son cuntayı devirmekle  geçirirken, sen arada evinin bahçesinde konuk ediyordun beni.  Sevmediğim mevsim, fiziksel mesafeler sokuyordu aramıza; bazen zaman, bazen  mekan, bazen de o hiç ısınamadığım o ... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Nihayet yaz bittiğinde sonbaharla  beraber hayatıma bir daha hiç çıkmamak üzere girdin. Artık bulduğumuz her  fırsatta beraberdik. Yazıyorduk, okuyorduk, dinliyorduk, izliyorduk. Bazen sabah  kahvaltısından sonra alışığı olmayan bünyeme şarabının kırmızısını katıyordun.  Bazen gün ortasında karartılmış evinde mum ışığında konuşuyorduk saatlerce. İş  çıkışlarıma gelişini bekliyordum heyecanla. Dünyayla alakamızı kesip  birbirimizin kelimelerinden başka hiçbir şey düşünmediğimiz planlı akşamlarda  kendimiz oluyorduk. Kimsenin dilinden anlamayacağı dünyalar kuruyorduk. Gülüyor,  dağıtıyor, sokaklarda sallanarak yürüyor, deli gibi dansediyorduk kimi zaman  da...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-6634333151803046218?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/6634333151803046218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=6634333151803046218&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/6634333151803046218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/6634333151803046218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/03/follow-white-rabbit-1.html' title='follow the white rabbit-1'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1806595318344745306</id><published>2008-03-25T16:18:00.002+02:00</published><updated>2008-03-25T16:22:44.930+02:00</updated><title type='text'>o.r.</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;güzel şeyler düşünmeme rağmen, ağlamak geliyor içimden...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1806595318344745306?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1806595318344745306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1806595318344745306&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1806595318344745306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1806595318344745306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/03/or.html' title='o.r.'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1444844571687033066</id><published>2008-03-05T11:10:00.003+02:00</published><updated>2008-03-05T11:18:47.994+02:00</updated><title type='text'>Dost</title><content type='html'>&lt;a href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/OZ-ES.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/OZ-ES.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;div&gt;&lt;a href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/OZ-ES.jpg"&gt;&lt;/a&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir gece habersiz bize gel &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Merdivenler gicirdamasin &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Öyle yorgunum ki hiç sorma &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Sen halimden anlarsin &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Sabahlara kadar oturup konusalim &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Kimse duymasin &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarimiz &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Dokunarak uçalim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;İnsanlardan buz gibi sogudum, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;İste yalniz sen varsin &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Öyle halsizim ki hiç sorma &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Anlarsin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div&gt;C.K.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1444844571687033066?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1444844571687033066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1444844571687033066&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1444844571687033066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1444844571687033066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/03/dost.html' title='Dost'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-4833332015914326027</id><published>2008-02-19T11:01:00.006+02:00</published><updated>2008-02-19T11:06:29.783+02:00</updated><title type='text'>İnanıyorum, bütün düşler gerçektir...</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Ama yaşadığım hep iki taraflı bir dünya. Biri benim düşlerimden oluşan, diğeri herkesle beraber yaşanan. Sanırım kurduğum düşleri şizofrenik sanrılardan ayıran da bu. Yani hayatı, düşler ve gerçekler şeklinde bilinçli olarak bölüyorum. Her ikisinin anlamını da her iki tarafta bulabiliyorum. Sonuç şu düstura varıyor yine: Neyi neden yaptığını bildiğin sürece, yaptığının manasız görünmesinin önemi yok. Kendi kendime uydurduğum bilinç koruma yöntemlerinden biri bu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Şimdi en sevdiklerimden birinin gerçekliğini düşler arasında kaybettiğini çok acı bir şekilde fark ettim. Uzanıp elinden tutmanın, başka bir pencereden varolan gerçeği göstermenin işe yaramadığını görmek daha da acıtıyor. Hastalık, kendi gerçeklerinden şüphe duymayacak kadar kendini önemsemekle, önemli hissetmeye çalışmakla başlıyor sanırım. "Ben" denen ego canavarını doyurmadıkça da geçmiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-4833332015914326027?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/4833332015914326027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=4833332015914326027&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4833332015914326027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4833332015914326027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/02/inanyorum-btn-dler-gerektir_19.html' title='İnanıyorum, bütün düşler gerçektir...'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-8071062059575402606</id><published>2008-01-28T23:18:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T10:49:23.291+02:00</updated><title type='text'>bir adın kalmalı</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir Adın Kalmalı Geriye &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bütün Kırılmış Şeylerin Nihayetinde &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Aynaların Ardında Sır Yalnızlığın Peşinde Kuvvet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Nihayet Bir Adın Kalmalı Geriye &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir De O Kahreden Gurbet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Sen Say Ki Ben Hiç Ağlamadım &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Hiç Ateşe Tutmadım Yüreğimi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Geceleri, Koynuma Almadım İhaneti &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Ve Say Ki &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bütün Şiirler Gözlerini &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bütün Şarkılar Saçlarını Söylemedi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Hele Nihavent &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Hele Buselik Hiç Geçmedi Fikrimden &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Ve Hiç Gitmedi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir Topak Kan Gibi Adın &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;İçimin Nehirlerinden &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Yangın &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Salaş Yalvarmanın Korkusunda Talan &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Kaybetmenin O Zehirli Buğusu &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Nisyan &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Kahrolmuş Sayfaların Arasında Adın &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Sokaklar Dolusu Bir Adamın Yalnızlığı &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bu Sevda Biraz Nadan &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Biraz Da Hıçkırık Tadı Pencere Önü Menekşelerinde Her Akşam &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Dağlar Sonra Oynadı Yerinden &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Ve Hallaçlar Attı Pamuğu Fütursuzca &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Sen Say Ki &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Yerin Dibine Geçti &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Geçmeyesi Sevdam &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Ve Ben Seni Sevdiğim Zaman &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bu Şehre Yağmurlar Yağdı &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Yani Ben Seni Sevdiğim Zaman &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Ayrılık Kurşun Kadar Ağır &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Gülüşün Kadar Felaketiydi Yaşamanın &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Yine De Bir Adın Kalmalı Geriye &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bütün Kırılmış Şeylerin Nihayetinde &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Aynaların Ardında Sır &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Yalnızlığın Peşinde Kuvvet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Evet Nihayet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir Adın Kalmalı Geriye &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir De O Kahreden Gurbet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Beni Affet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Kaybetmek İçin Erken, Sevmek İçin Çok Geç &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;color:#660000;"&gt;Ahmet Hamdi Tanpınar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-8071062059575402606?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/8071062059575402606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=8071062059575402606&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/8071062059575402606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/8071062059575402606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2008/01/bir-adn-kalmal.html' title='bir adın kalmalı'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1010848003303401716</id><published>2007-12-20T23:34:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T11:15:50.341+02:00</updated><title type='text'>thelma&amp;louise</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bu film için feministlerin başucu filmi denir. Hangi uçtan baktıklarını bilmiyorum ama evet bu bir kadın filmidir. Kadınlar bu filmi izlerken empati yapmazlar, zaten bunu yaşamışlardır, yaşıyorlardır ya da yaşayacaklardır. Belki ellerinde bir silah ve üstü açık, yeşil bir araba yoktur altlarında ama hepsi bu yoldan geçerler. Empatiyi ancak filmi izleyen hassas, duyarlı adamlar yapabilir. Gerisi zaten anarko/feminist der geçer. &lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Filmden akılda kalan iki cümle: &lt;/span&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;like you really miss her, women love that shit. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;we're not in the middle of nowhere, but we can see it from here...&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/thelma_louise.jpg"&gt;&lt;img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/thelma_louise.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://i38.photobucket.com/albums/e149/sizofrensever/thelmalouise.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1010848003303401716?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1010848003303401716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1010848003303401716&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1010848003303401716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1010848003303401716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/12/thelma.html' title='thelma&amp;louise'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-4487212081909975310</id><published>2007-12-20T00:22:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T13:03:03.650+02:00</updated><title type='text'>hapsız</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Buraya yazıyor oluşum bile ne kadar bu dayatma sistemin içinde yoğrulduğumu gösteriyor esasen ama yine de yazayım.
Çok dışında hissediyorum kendimi, geçen bir arkadaşa söylediğim gibi aslında içindeyim ama "outa çıkmış top gibiyim" ya da "offside" a düşmüş futbolcu. Bazen beynimi söküp atasım geliyor. Mümkün mü?
Değil, itile kakıla, ne oraya ne buraya ait olamama hissiyle, aidiyetsiz bir hayat geçip gidiyor. Bazen birinin elinde kumandayla beni oynatıp durduğunu düşünüyorum. Öylece durup izliyorum uzaktan. Her gün işe giden, iş için alışveriş eden, gülen, kahvaltı eden ben değilim sanki. Korsan bir film izliyorum, görüntü bozuk gibi...
Biri bana mavi/kırmızı hapı versin artık...
&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-4487212081909975310?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/4487212081909975310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=4487212081909975310&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4487212081909975310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4487212081909975310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/12/blog-post_20.html' title='hapsız'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1436223357178745529</id><published>2007-12-14T10:55:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T10:50:35.514+02:00</updated><title type='text'>lm</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;bir balığın kesik boynu gibidir&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;spleen&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;dünya tatsızlığı kristalleşirken kimyasal bir çözeltide&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;hiçbir şeyi çözemezsin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;bileklerini de kesemezsin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;anti-maddeye kaçmak istersin sadece&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;uyusturucular kanını dondururken plazma saatlerde.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;bazen ama bir insanla bir şey olur &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;kısa süren bir şey&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;iki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;bazı insanlarla&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;yıllarca görüşsen de bir şey olmaz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1436223357178745529?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1436223357178745529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1436223357178745529&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1436223357178745529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1436223357178745529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/12/lm.html' title='lm'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-6339211768499090828</id><published>2007-12-13T09:55:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T10:50:46.896+02:00</updated><title type='text'>alice in ghostland</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Bir Alice var hayatımda, sayesinde beyaz tavşanların peşinden koşar olduğum. Bir zıpladı kilometrelerce uzağa düştü. Yeni bir masalda düşlüyor şimdi. Ben de onu düşlüyorum. Bütün düşler gerçek oluyor böylece. Dostluğun çok ötesine düşüyor duygular. Bilinenin kıyısından geçmiyor. Patika yollardan, ağaçların içinden gidiyor. Issız, bilinmez, anlanamaz bir yol. Haritası yok, kuşlar ekmek kırıntılarını yemiş, arkadan gelen olmaz. Sorsanız kimse bilmez. Sadece Alice ve ben gidiyoruz, bazen yan yana bazen birbirimize doğru. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-6339211768499090828?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/6339211768499090828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=6339211768499090828&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/6339211768499090828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/6339211768499090828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/12/bir-alice-var-hayatmda-sayesinde-beyaz.html' title='alice in ghostland'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-2046191235163349071</id><published>2007-12-13T09:31:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T13:01:45.330+02:00</updated><title type='text'>uzak</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Birkaç gündür Hümeyra'dan Kördüğüm'ü dinliyorum. Şarkıdaki iki cümle sürekli kafamda tekrarlanıyor :
"&lt;em&gt;öyle uzak ki yerim, uzakları aşıyor. bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor&lt;/em&gt;"

Ne gariptir ki benim payıma da hep uzaklıklar ve özlemler düştü. Çocukluğumda göçebe hayatımız sebebiyle tanıştığım özlem duygusu yerleşik hayata geçtikten sonra da devam etti. Öyle ki bünyemin aralıksız barındırdığı belki de tek duygu bu oldu.

Kimini gittikten sonra sevdiğimi ve özlediğimi fark ettim. Kimi daha yola düşmeden içime acı düşmüştü. Kimini söke söke atıp uzaklara fırlattım, bumerang gibi geri döndüler kalbime.

Hiçbir kitabını okumadığım Elif Şafak uzak sevgiye dair şöyle diyor bir kitabında:

&lt;em&gt;" insanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçeminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir.karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. yakına bakarkende küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. uzağın payına karanlık düşer. zaten karanlığı kimse yakında görmek istemez. âşık olunca da büyür göz bebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka [göz bebeğim!] diye hitap edilir."&lt;/em&gt;

Benim gözbebeğim de daima büyük kalacak sanırım. Uzak olsa da en yakınımda olanları seveceğim hep. Edip Cansever'in dediği gibi, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;em&gt;"Öyle dağıldık ki hepimiz/Her günün geçmesi bir gerçek oluyor/Seninle her uzaklık gibi böyle.. "&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-2046191235163349071?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/2046191235163349071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=2046191235163349071&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/2046191235163349071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/2046191235163349071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/12/birka-gndr-hmeyradan-krdm-dinliyorum.html' title='uzak'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-4117026766686393336</id><published>2007-12-03T10:55:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T10:51:18.804+02:00</updated><title type='text'>herşey bitti...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;'herşey bitti' dediğin anda bir gül kök salar damarlarında,
herşey biter
bir şey bitmez
herşey biter
bir şey bitmez
bitti...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-4117026766686393336?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/4117026766686393336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=4117026766686393336&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4117026766686393336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4117026766686393336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/12/blog-post.html' title='herşey bitti...'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1587729269600505809</id><published>2007-11-23T11:53:00.001+02:00</published><updated>2008-02-06T10:51:32.165+02:00</updated><title type='text'>gerçek</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;"gerçek nerede başlar ve nerede sonlandırılması gerekir?" bunu bilmiyorum. seninle düşsel bir şey yaşıyorum. sen gerçekte yaşıyorsun. fakat ben orada değilim, sadece elini tutuyorum ve bir kısmım oraya geçiyor. bazen - ve hatta sık sık- elimi bıraktığını hissediyorum. düşeceğim biliyorum. düşmenin nasıl bir sey olduğunu biliyorum. daha önce çok derin bir kuyudaydım,düşmüştüm. uzun süre seslendim ama kimse duymadı. sonra beni çıkaracak olan elin kendiminki olduğunu fark ettim. asıldım duvarlara, tırmandım ve çıktım. bir kere çıktım yine çıkarım. düşmek düş ama çıkmak gerçek.

yazdıklarımdan, söylediklerimden, arada bir gidip-gelmelerimden hiçbir şey anlamıyorsun biliyorum. anlamanı da beklemiyorum. zaman zaman seni de gezintiye çıkarayım istiyorum sadece. sonra vazgeçiyorum. vazgeçişler birer basamak olursa yine çıkmam gerekecek. o zaman gerçeğe döneceğim. şimdilik beyaz tavşanın peşinden gidiyorum. ama basamaklar hızla yükseliyor. ne mi anlatıyorum "go ask alice"...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1587729269600505809?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1587729269600505809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1587729269600505809&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1587729269600505809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1587729269600505809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/11/gerek-nerede-balar-ve-nerede.html' title='gerçek'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-5598807384378462689</id><published>2007-07-03T12:15:00.000+03:00</published><updated>2008-02-06T12:18:36.757+02:00</updated><title type='text'>çilek</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Saatlerdir Chopin den Nocturne For Violin and Piano yu dinliyorum. Disarida saskin mevsimin egreti lodusu savruluyor, ciseden ote gecemeyen yagmurla. Sis, pus ve artik isi bitmis yeni yil isiklarina ilisiyor arada gozum, arada da bir turlu bitiremedigim Gecenin Sonuna Yolculuk a. Bana bunaltici bir Afrika dan bahsediyor. Atesi cikip titreme nobetlerine girdikce roman kahramani, ben de ruh usumelerinden kacmaya calisiyorum. Aksamdan kalma bir melankoli var kafamda. Agir geliyor mideme, kusmak istiyorum. Iki tane Alca Seltzer diyorum karistirsam suyla, asidi yakar mi kalbimi ?

Uzak dosttan gelen kelimeler dusuyor sonra bilgisayarima. Gozumden iki damla gonderiyorum kendisine. Uzulme yavrum meteligimiz yok ama yagmurumuz var diyordu ya bir serseri, uzulme diyorum ben de kalbini attiran dostlarin var hala, bir lunaparkta cocuk gibi gulumseyen gozleriyle, ozlemiyle hatiramda.
Diyecegim odur ki, elle tutulamayan gozle gorulemeyen de olsa bazen, sevmek guzeldir, dahi karsiligi da varsa cocukluk hayalindeki cilekli bir pasta gibidir.

 &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-5598807384378462689?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/5598807384378462689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=5598807384378462689&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/5598807384378462689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/5598807384378462689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/07/ilek.html' title='çilek'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-8293859983826759450</id><published>2007-01-20T11:26:00.000+02:00</published><updated>2008-02-08T16:27:24.433+02:00</updated><title type='text'>fikrimin ince gülü</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;

Bugun cumartesi saat su an 11,00. Dun saat 15.00 da Hrant Dink olduruldu. Messengardan bir arkadasim verdi ilkin, haberi. Once anlamadim. Gercekten anlamadim. Halbuki daha once yasamistim benzerlerini. Hafizamin en yakininda duran Ugur Mumcu suikastiydi. Dershanedeydim. Ders arasinda, masalarin uzerine oturmus "geyik" yapiyorduk arkadaslarla. Iceri biri girdi ve "Ugur Mumcu" oldurulmus dedi. Sessizlik… Sonra "ne, nasil yani, kim, nerede" gibi ilk anin anlamsiz sorulariyla beraber alelacele dershaneyi terk edip yakinlarda, televizyonu olan bir kahveye kostuk. Konusmadan izliyorduk. Bir araba var hafizamda, dagilmis. Ve polis kordonu. Saatler ilerledikce biriken kalabalik, karanfiller, mumlar… Birkac gun sonrasinda Konak ta baslayip Cumhuriyet Meydani nda biten bir mitinge katildim. 18 yasindaydim yanimda solcu, Kurt arkadaslarim vardi. Konak'ta bulustuk. Polis aramasindan gecerken polis cocugu oldugum yazan karti gosterdim, yuzume tuhaf bakan bir polise. Arkadaslarimin tiplerinden oturu uzun didiklemelere maruz kalmamalari icin. Gectik. Yuruyus basladi. Bir Arap bankasinin onunden gecerken, birileri bankayi taslamaya basladi. Araya polis girdi, kucuk bir arbede yasandi, arkadaslarim bu arada koro halinde polise kufrediyorlardi. Ben sadece yuruyordum.
Dunden beri yine televizyonlari izliyorum. Uzun uzun, uzerine ucmamasi icin etrafina kaldirim taslari konmus bir gazeteyle yatan bir adami gosteriyorlar. Ayakkabilari gorunuyor yalnizca. Sonra internete girip konuya dair haberler okurken o ayakkabinin altini yakin cekim gosteren fotograflara bakiyorum. Bir cok sitede bir cok insan Hrant Dink in oldurulmesiyle ilgili dusuncelerini yazmis, sonra bu fikirler uzerinden bayagi, klise kavgalara tutusmuslar. Birbirlerine kendi beyinlerini tribun agziyla yapistirmaya calisiyorlar. Hrant Dink'in son yazisindaki su cumle geliyor aklima " Bu savcilar, bu hakimler universite okumus, hukuk fakultelerini bitirmis insanlar degiller mi? Okuduklarini anlayacak kapasitede olmalari gerekmiyor mu? " Belki o hakimler, savcilar, kisiliklerini bir yerlerde unutmus insanlar ya da fikrini ayakkabisinin altinda delik olan adam kadar cesaretle soyleyemeyecek olanlar derin durtuklemeler yasiyorlar. Ya digerleri? Orada burada takma adlariyla fikir beyan edenler? Onlarin okuduklarini anlayacak kapasitede olmamalari neden? Dun bir arkadasim gonderdigi mesajinda soyle demisti: "80 sonrasi donemde egitim gormus birisi olarak, benden yasca buyuklere hep bir kizginligim oldu. Hele ki bizi elestirmeye kalktiklarinda, "80'de nerdeydi akliniz? kendimiz mi geldik bu hale? hepiniz pasa pasa kabullendiniz, sesiniz cikmadi o zamanlar da, simdi bize mi soylenip duruyorsunuz..." diye. ya simdi, biz ne yapiyoruz, yapabiliyoruz...biraz daha bilinclendikleri zaman, hesap sormaya haklari olmayacak mi bize, bu hale gelirken, nerdeydiniz demeyecekler mi...iste o zaman ne cevap verecegimi bilemiyorum...cunku bir cozumum, en azindan su an, yok...senin var mi?" Ne yazik ki benim de verecek bir cevabim yok. Okuduklarini anlamalari, anladiklari uzerine dusunmeleri, fikir uretmeleri icin ne yapmam gerektigini, kendi isIklariyla aydinlanmalari gerektigini nasil ve nerede anlatacagimi bilmiyorum. Umutsuzluga dusuyorum. Kalbim bir kez daha aciyor.
Benim aklimdan gecen sadece su var. Biz bu ulkenin Ermenileri, Turkleri, Kurtleri, Yahudileri. Biz ne zaman bu hale geldik? Neden elini uzatip boynunu sarmak varken, elini uzatanin boynunu sIktik? Biz neden sagir olduk birbirimize? Neden kulagimiza yabanci gelen her kelimeyi anlamaya calismaktansa, nefretle savusturduk? Biz neden bu hale dustuk?
Korkarim ki yakinda biz'de gidecegiz, bizi de gonderecekler Muammer Aksoy un, Ugur Mumcu nun, A.Taner Kislali nin, Hrant Dink in ardindan. Belki sadece kisiliksiz benler olarak fiziken kalacagiz ama BIZ gidecek?

&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-8293859983826759450?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/8293859983826759450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=8293859983826759450&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/8293859983826759450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/8293859983826759450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2007/01/fikrimin-ince-gl.html' title='fikrimin ince gülü'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-3812089007620422169</id><published>2006-09-27T12:20:00.000+03:00</published><updated>2008-02-06T13:01:01.087+02:00</updated><title type='text'>başka</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;I.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;"Dun gece senin hoslandigin kadinla yattigimi sana nasil anlatabilirim?" gunlerdir bu sarkiyi dinliyorum. Gunlerdir, gecelerdir... Her sey sarkidaki gibiydi. Yoksa ben mi bir hayali gercek yapmak istemistim. Klip tadinda bir ani...

Tesaduftu o gece. Bir barda karsilastik. Kalabalik bir grupla birlikteydi. Ben yalnizdim. Onlara katildim. Beraber ictik, eglendik, beraber ciktik bardan. Onun evine gittim herkesle birlikte, ama evinden cikamadim herkesle. Kaldim. Nick Cave calmaya basladi. Cok sevdigini biliyordum, benim dostumdan onun sevgilisinden. Ilk defa yalniz kalan her cift gibi hayattan bahsetmeye basladik. Sonra ben konuyu cocukluguma getirdim. Biliyorum, bunu hep yaparim. Ne kadar acili bir cocukluk gecirdigimi anlatarak kendimi zavalli gibi gosteririm ne zaman bir yanlis yapacak olsam. O gecede aynini yapmaya basladim. Ama kafamin gerisindeki makine hic durmadan calisiyordu. Anilarimi seslendirirken ic seslerimi susturmaya calisiyordum. Merak ediyordum nasil bir adamdi sevistigi. Dostum, yolundan asla sapmayan, benim yapmayi planladigimi asla yapmayacak biriydi. Bunu sadece meraktan mi yaptim bilmiyorum, hala kendime aciklayamiyorum. Beynimin uyusmaya basladigini hatirliyorum.

Hicbir sey dusunemez hale geldigimde dudaklarina uzandim ve oldu iste. Bunu soylemek yeter mi? Olurken sarki degismisti "famous blue raincoat" caliyordu. Ne ironik...

Kalbimin ortasinda ince bir sizi var. Evet onun dedigi gibi " sabah oluyor, makyaj akiyor" ve ortada huzunlu palyacodan eser kalmiyor. Evden alelacele ciktim. Telefonda dostumun cevaplayamadigim cagrisi vardi. Baska cagrilari cevaplamakla mesguldum cunku. Aradim ve gece cok ictigimi ayilamadigimi soyleyip kapadim. Endiselenmisti benim icin. Titrekti sesi.

Gunler sonra dostuma gittim. Anlatmak zorundaydim. Icimdeki zehri disari akitmam gerekiyordu. Yoksa beni zehirleyip oldurecekti. Iceri girer girmez boynuna sarilip onu ne kadar sevdigimi soyledim. Suclu psikolojisi. Sasirdi, gulumsedi beni simsIki sarmalayip ben de seni... dedi. Her zamanki gibi ondan bundan konustuk. Gozlerimi kaciriyordum ondan, elimde olmadan. Elim titriyor, terliyordu. Nereden baslayacagimi bilemiyordum. Bir ara bana bakip iyi olup olmadigimi sordu, tuhaf gorundugumu soyledi. Ne diyebilirdim ki? Gecen gece senin asIk oldugun adamla yattigimi sana nasil anlatabilirim mi?

II.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;Sevgili olmanin dost olmaktan farki birinde cinselligin olusu mudur sadece? Dostunla paylastigin her seyi sevgilinle de paylasir misin? Bir defasinda iliskilerden bahsederken bana bunu sormustu. Her iliskinin gerekleri vardir ve yerine getirilmedigi zaman dengeler bozulur. Bu dostlukta da, askta da boyledir demisti.

Aldattim onu. En yakin arkadasiyla ustelik. Soylememek soylemekten daha durustce bir davranis midir? Bilmiyorum. Onun tenine dokunurken onun tenine dokunmaktan baska bir sey hissetmedim. Hepsi bir seyin bir seye girmesiydi iste, desem beni sevmeye devam eder mi? Peki nedir sevgiliyi sevgili yapan, diger iliskilerden ayiran? Bilmiyorum.

Aslinda pismanlik duymuyorum. Yani bu benim icin cok aciktigimda onume gelen bir yemegi yemek gibi bir sey. Ne yapmaliydim yani, aciktigim an onun yanima gelip karnimi doyurmasini mi beklemeliydim? Dostunun yemegini yeseydim aldatmamis olacaktim oysa. Ne farki var ki? Insanlarin cinsellige bu kadar anlam yuklemesini hicbir zaman anlayamadim zaten. Onu seviyorum, her seyden cok seviyorum hatta. Onlarca iliskim oldu ve hicbirine onunki kadar deger vermedim. Sirf baska birine dokundugum icin mi bu deger yitip gidecek?

Icim biraz sizliyor. Yaptigim icin degil, onun buna uzulecegini bildigim icin. Evet iste bu nedenden yapmamaliydim. Isin icine karisan seks oldugu icin degil cok sevdigim insani kiracagim icin yapmamaliydim. Ama yaptim. Kelimelerin kifayetsiz kalmasi bu sanirim. Tipki seksteki gibi... Ne ironik...

Gidip kapisini caldim. Gorur gormez sarilip ne cok ozledigimi soyledim. Baska ne diyebilirdim ki? Gecen gece senin dostun olan kadinla yattigimi sana nasil anlatabilirim mi?

III.
Cok yakin ve anlatilamayacak iliskiler kurdugun insanlarla bazen kelimeler olmadan da anlasabiliyorsun. Bu iyi mi, kotu mu bilmiyorum. Belki de bana ozgu bir seydir. 869. his.

Son gunlerde bu hisle yasiyorum. Sevgilimle dostum gecen gece barda birlikte eglenmisler. Bunda sasilacak bir durum yok. Daha once de olmustu. Ama simdi garip bir sekilde aralarinda bir seyler gectigini dusunuyorum. Aslinda ikisinden de boyle bir sey beklemiyorum.

Icim aciyor ama su an bastirabiliyorum bu aciyi. Emin degilim cunku. Bana soylemeleri mi yoksa soylememeleri mi daha dogru bilmiyorum. Hangi durumda kendimi daha salak hissederim acaba?

Her fedakarlik bir beklenti dogururmus. Biliyorum. Dostum icin cok fedakarlik yaptim. Ama beklentim sadece saygiydi. Fazladan bir fedakarlik mi bu? Ne yapmam gerektigini gercekten bilmiyorum. Salak olduguma ve yanlis secimler yaptigima karar verip ikisini de hayatimdan tamamen cikarmali miyim? Onca yasanan, paylasilan seyden sonra yabanci olmak. Bir daha birbirini hic goremeyecek olmak. Ya da affedip, olmamis gibi davranip, aldatmanin lafi gectigi yerlerde yutkunup, birbirimizin gozlerine bakmadan susmak...

Guveni seksle mi iliskilendiriyorum acaba sadece? Birine guvenmenin anlami bu mu yani? Bilmiyorum, bilmiyorum... Kafam karmakarisIk ve canim aciyor. Oyle aciyor ki bunu fiziksel olarak hissediyorum. Peki ya ask nedir? Sadece duydugum kelimeler mi ask? Goremedigim, dokunamadigim bir sey mi? Birinin beni sevdigini, bana asIk oldugunu nasil anlayacagim? Ben mi cok safim yoksa?

Bir mesaj geldi telefonuma dostumdan. "Seninle konusmam gerek, sanirim bana kizacagin bir sey yaptim. Uygun oldugunda goruselim. Beni affet" . Daha fazla bir sey duymak istemiyorum. Biliyorum artik eminim. Bana ne diyecek ki? "gecen gece senin asIk oldugun adamla yattigimi sana nasil aciklayabilirim mi?"

Insanin kendini onemsemesi kendi kendisinin kiralik katilidir...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-3812089007620422169?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/3812089007620422169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=3812089007620422169&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/3812089007620422169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/3812089007620422169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2006/09/i.html' title='başka'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-7923380660186341450</id><published>2006-07-28T16:23:00.000+03:00</published><updated>2008-02-08T16:24:37.506+02:00</updated><title type='text'>falan, filan</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;
bes yasinda kucuk bir kiz cocuguyken kendimi otuz yasinda bir abla gibi hissederdim. ustelik uzerime bu rolu giydirmeye calisan ebeveynlerim de olmadi. olsa olsa bir oyuncak kavgasinda " ablasin" denirdi. ben de sadece o zaman dudaklarimi bukecek kadar cocuk olurdum.
simdi otuzlarindayim ve kendimi ne buyumus ne de kucuk olmus gibi hissediyorum. sanki hep bu yastaydim. hep bu yasin sorumlulugundaydim.artik etrafimda toparlayacagim kardeslerim yok. ama ben hala ayni rolu oynamaya devam ediyorum. bazen bundan cok sikiliyorum. bazense cok agir geliyor, tasiyamiyorum. yine de rolumden vazgecmiyorum. kucuk mutluluklari insanlarin farkedebilmesini istiyorum. aklima gelmisken soyleyeyim: bir de affetmeyi cok severim.herkesi kosullari icinde degerlendirmeye bayilirim. yapilan kotu de olsa hep bir nedeni vardir bunu yapmaya iten diye dusunurum.
cocukken polyanna ya soyle bir goz atmisligim vardir. hic sonuna dek okumadm. hep hasta ruhlu oldugunu dusundum. ama sanirim ben de en az onun kadar hastayim. iyilestirme, guzellestirme hastaligi var; kronik.
oysa belki de birilerinin yineledigi gibi daha guzel bir dunya yok ve hic olmayacak.
ya da deli bir hatunun dedigi gibi... hayat guzelmis mis mis,dunya doner mis mis, gemiler gecermis mis , falan filan...
&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-7923380660186341450?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/7923380660186341450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=7923380660186341450&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/7923380660186341450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/7923380660186341450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2006/07/falan-filan.html' title='falan, filan'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-5105419161164760656</id><published>2006-04-20T10:48:00.006+03:00</published><updated>2008-04-21T11:02:11.667+03:00</updated><title type='text'>pedi mu</title><content type='html'>&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;tiya , yaş yirmi yedi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ne uçuracağım bir tüfekle beynimi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ne de bulacaklar cesedimi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;kolumda asılı bir şırıngayla&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;-san fransisco'da&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;-darmadağın bir otel odasında&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;yitirdim tüm inancımı&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;aşka , devrime ve tanrıya&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;küllerinden tekrar doğmayı bilmeyen bir anka kuşu gibi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;çıplak ayakla kırlarda dolaşan Rimbaud&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;geçmişin özlemiyle denizler aşan bir 'sessiz gemi'&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;o cehennem gecelerinden birinde tiya&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;adsız alkolikler derneğine üye oldum&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;kedilerin doğum sancılarına benziyordu&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;kendi sahamızda aldığımız mağlubiyetler&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ayağı kırılan hiç bir futbolcuyu vurmadılar&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;içtim , bağırdım , dağıttım duymadılar&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;burada olmadığımdan belki&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;sonra&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;insanlar geldiler&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;insanlar gittiler&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;kadınlar ve erkekler&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;hep beni terk ettiler&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;alıştım sonra&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bu lanetler edecek kadar gri , sonsuz gri ve gri&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;o cehennem gecelerinden birinde şimdi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bir intihar bombacısı gibiyim&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bu kaçıncı intifadam bilemezsin&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;vücuduma acılarımı sarıp&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;yürüyorum soğukkanlılıkla kalabalıklar içinde&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;başka bir dünya mümkün diyorlar , inanmıyorum&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;kapatıyorum gözlerimi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;herkes ölecek biliyorum&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;sadece bir saniye&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;herkes ölecek , susacak , toplayacaklar cesetlerini&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ya ben ölmezsem diyorum, korkuyorum&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;çekemiyorum o bombanın pimini&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;insan zaten hiçbir zaman öldüremez ki kendini&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;çocukları öldürür , kuşları , ucubeleri&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;insan en çok sevdiklerini öldürür&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;her acı tanır tahrip ettiği bedeni&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;- II -&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;tiya , yaş yirmi yedi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;biliyorum özlem başka bir mevsimin rengi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;yürüyorum bir bahçede&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;toplanmış 'dünyanın bütün çiçekleri'&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;koşuyorum , yuvarlanıyorum üstlerinde , eziyorum hepsini&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ağzımda kulakları yırtarcasına sloganlar&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;- no pasaran&lt;/p&gt; &lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;toprak , komün , anarşi&lt;/p&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;- III -&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;tiya , yaş yirmi yedi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;böyle birden söyleyince ne kadar da yüksek görünüyor&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;şair diyor ki ' ağır , ağır çıkacaksın bu merdivenlerden '&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;insan bazen durup soluklanıyor&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bilmeden aşağıya bakınca&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;insanlar , dağlar , kırmızı ve mor bulutlar&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bilmeden aşağıya bakınca&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;yarım yamalak aşklar&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bende yükseklik korkusu var&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bilmeden aşağıya bakınca ,&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;midem bulanıyor&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;- IV -&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;bir gece kundakladım şuursuzca&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;gelmişimi , geçmişimi , bütün yirmi nisanlarımı&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;pişman değilim tiya&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ne kadar pişman değilse , o kadar&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;çarmıha gerilirken isa&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;yaş yirmi yedi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ne öldüreceğim kendimi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;ne de bulacaklar cesedimi&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;
&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;sandi&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-5105419161164760656?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/5105419161164760656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=5105419161164760656&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/5105419161164760656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/5105419161164760656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2006/04/pedi-mu.html' title='pedi mu'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-1956449596495270176</id><published>2006-01-24T16:22:00.001+02:00</published><updated>2010-01-26T22:40:34.172+02:00</updated><title type='text'>kar</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;Dort ev var penceremde. Ucgen catili dordu de. Ve iclerinde yasayan hicbir canli yok. Bu koskoca yazlik sitede birkac kedi ve yuvalarina saklanmiis kuslardan baska bir ben varim yasayan.

Asinasi olmadigi cografyanin uzerine dusuyor kar taneleri  ve giderek beyazlastiriyor penceremdeki goruntuyu. Zeytin agaclari dallarini egiyorlar topraga dogru. Yukler bizler gibi onlari da yere yaklastiriyor. Ama bizden daha saglam kokleri. Bahari bekliyorlar sabirla, hayata donus zamanini...

Kuzey ruzgarinin sesini duyuyorum. Karlar tozuyor ama bekleyenim yok Kavafis'den seslenebilecegim. Camin arkasinda oturuyorum sadece, hayatin arkasinda…Yilgin ve yenik…

Derken olgun isikta uc genc beliriyor, kahkahalar arasinda kar topu atiyorlar birbirlerine. Kosuyorlar, duruyorlar, guluyorlar ve gidiyorlar. Belki de butun bunlar dus. Gormek istedigimi goruyorum pencerede. Ne kar yagiyor, ne gencler kosuyor, ne de yalnizim. Belki sadece icimde bir yerlere kacmaya calisiyorum.

Radyoda bir sarki basladi. Her gun ayni saatte aciliyor kendi kendine. Kim ayarladi bilmiyorum. Her gun sarki tutuyorum. Bugunku tas plaktan aglak bir kadin sesi. Eskilerden... Mazi diyor kalbimde bir yaradir. Maziden kalan bir sey yok. yaralar bugune ait, periyodik pansumana tabi.

Mazi yarim kaldi, elektrik kesildi. Soba tavanda oynuyor kirmizinin tonlariyla. Gun giderek kayboluyor. Agaclar golgeniyor, evler perileniyor. Ruzgar siddetini arttiriyor. Pencerede bir hayal beliriyor. Yedi yasindayim, okuldan donuyorum, varolus efsanesiyle meshur unutulmus bir sehirdeyiz. Adi "sehir" olan sehirde. Dev bahcenin dev kapisini itiyorum zorlukla. Sirtimda ogrenci klasigi bes kiloluk bir canta. Kar diz boyu degil kucuk insanin gogus boyu. Ilerlemeye calisiyorum, zorlukla karlari yararak. Uzaktan annemi goruyorum. Baharda cicekler acan kerpic evimizin odunlugundan cikiyor elinde odunlarla. Sesleniyorum ama yitip gidiyor cocuk sesim kar tanelerinin arasinda. Yerde buluyorum kendimi bir anda. Lanet  tas demiyorum, amerikan aksanli dublajlarla tanismadim daha. Anneeee diye bagirmaya calisiyorum. Ensemde guclu bir el, ayaga kaldiriliyorum, kucaga aliniyorum. Babam. "Korkma insancik korkma"

Telefon caliyor. Hayattayim. Ahizede mecburi annem yalniz korkup korkmayacagimi soruyor. Korkmam diyorum, kapiyorum. Korkuyorum oysa. Ensemdeki el simdi cok uzaklarda."Dusuyorum tut" dediklerimse anlamiyor soyledigimi. Bilmiyorum nereye dustugumu, bilmedigimden kaciyorum...


"...boynumda yagmurdan bir kolye... islak taslara oturuyorum bugunlerde... bir siyam kedisi ve ben... pek cok seyi geriye dogru unutuyoruz... "&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-1956449596495270176?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/1956449596495270176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=1956449596495270176&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1956449596495270176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/1956449596495270176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2006/01/kar.html' title='kar'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-428306663594800863</id><published>2005-09-06T21:50:00.000+03:00</published><updated>2008-02-08T16:21:15.155+02:00</updated><title type='text'>bitti</title><content type='html'>&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;
&lt;em&gt;Uzun bir gun varsa ve de kisa bir gece..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;em&gt;Basladiktan sonra, bitme'den oncedir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;em&gt;Kisa bir gun varsa, ve de uzun bir gece..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;em&gt;Bittikten sonra, baslama'dan oncedir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;em&gt;Ozdemir Asaf&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;
&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;     Gok gurultusunu duyuyorum, giderek yaklasiyor. Kurulmamis cumlelerimiz gibi, karanlik... Merdivenin ilk basamaginda oturuyorsun. Arkam sana donuk, yaklasmakta olan bulutlari izliyorum. Senin beni izledigini bilerek. IsIklari yakmami istemedin ve pencereleri kapamami... Ucgen catili evimiz ve kesik elektrik ve firtina sana korku filmlerini cagristiriyordu. Korkmak istiyordun. Anlamiyordum. Asil istediginin korkunun nedenini degistirmek oldugunu simdi fark ediyorum. Firtinayla beraber yaklasan sonumuzu goruyordun. Bense sadece mutsuz kucuk kizi oynadigini, simartilma zamaninin geldigini dusunuyordum.
     Sonra yagmur geldi. Camlardan sizmaya basladi. Siddeti sana benziyordu." Guller kirilacak" dedin, " Ama olmeyecekler, onlarin kokleri derinde, bahara tekrar acacaklar" .
     Mutfaga gittin. Arkandan geldim. Her an yanimda olmani istiyordum. Benden uzaklastigin her adimda seni kaybettigimi hissediyordum. Oysa sen  dusmekten korktugun  o karanlik kuyuya dusmustun coktan. Imgelerde olunebilecegini bilmiyordum o zaman.
    Buzdolabini acip sebzeligi cektin. Sebzelerin altina sakladigin kucuk pet siseleri cikardin. Iclerine en sevdigin kirmizi sarabi doldurmustun. Sarabi kadehe degil, kedi resimli su bardagina doktun. Tezgahin uzerine oturup icmeye basladin. Seni izliyordum sadece. Yargilamiyordum, kavga cikarmayacaktim "yine mi iciyorsun" diye. Cok guzel gorunuyordun, uc gundur uzerinden cikarmadigin bordo geceliginle. Opmek istedim seni. Saclarini oksadim ve dudaklarini aldim avuclarimin arasina. " Bitti" dedin sadece,"bitti, bitti, bitti, bitti...." Dudaklarina uzandim, basini cevirdin. Boynun goz hizamdaydi…
* * *
     Kir kahvesinde oturdugumuz gunu hatirliyor musun? Uc kisiydik. Neseyle bir seyler anlatiyordun. Mutluydun. Diger masalardaki insanlar da seni izliyordu. Bir  ben duymuyordum soylediklerini. Uzerinde gezen bakislar delirtiyordu beni. Bilmiyordun. Anlamiyordun. Sonra birden firlayip disari cikmistim. Kendimden, senden ve basa cikamadigim bu asktan kurtulmaya gitmistim. Ama yapamadim...
    Uzun sure donmeyince beni aramaya gelmistin . Sokak kopeklerinin arasinda oturuyordum, deniz kenarinda. Kisti. Boynuma sarilmistin arkadan. Agliyordun. Cok endiselenmistin benim icin.O gun  anladim ki butun dunya gitse sen gitmeyecektin, hep yanimda kalacaktin. Disarida kimse kalmasa da iceride hep ben olacaktim. Oysa simdi "Bitti!" diyordun.       Bir sonu olmayacagini dusundugum tek seydi senin sevgin. Hayatim boyunca kacmistim kalbimden, aklimdan. Hicbir zaman siginacak bir yerim olmamisti. Sen aklima dustugunde ve ben yuregine yerlestigimde kendimi evimde hissettim ilk defa. Koklerimi derinlerine saldim, yayildim icinde. Aittim artik. Ve  o ucsuz bucaksiz yureginin kapilarini sonuna dek acan sendin. Gerci hep farkindaydim misafirperver biri oldugunun ve her geleni hos buldugunun.. Arkadaslarin, sokak cocuklarin, gullerin, kedin ve etrafindaki o koca sevgi ordundan hep nefret ettim. Denedim dunyayi sevebilmeyi ama yalnizca senin gozunde gordum sevgiyi. Ustelik benim kalbim coldeki bir serapti ancak. O serabi goren ve varligina beni inandiran sendin Bir ruyaya kac kisiyi inandirabilir ki insan?  Simdi sen bile inanmiyordun, dus gordun uyan diyordun bana, uyan. "bitti".
* * *
     Oysa sadece yanimda kalmani istemistim. Ellerimin arasinda yuzun, ellerinin arasinda kedili bardagin ve bordo geceliginle. Kucuk kirmizi dudaklarin ve aglak gozlerin benimleyken kal istemistim. Buyume, kadin olma, bilme , ogrenme, yaslanma, olme istemistim.
     Oglen saatleri olmasina ragmen hava neredeyse karardi. Yagmur hizini kesmiyor. Durmaksizin patlayan simsekler kafamin icin de mi yoksa disinda mi ayirt edemiyorum. Sadece gok gurultusunu ve o tek kelimeyi duyuyorum." Bitti!"
     Basin omzuma dayali oturuyorsun hala tezgahta.Bir elin asagi sarkiyor, digeriyle bardagi simsIki kavramissin. Bordo geceligin giderek islaniyor ve koyulasiyor. Birazdan seni gullerinin yanina goturecegim. Artik her bahar sadece benim icin acacaksin. Yalnizca ben bakacagim sana ve sen yalnizca benim vahsi gulum olarak kalacaksin.



 
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-428306663594800863?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/428306663594800863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=428306663594800863&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/428306663594800863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/428306663594800863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2005/09/bitti.html' title='bitti'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3818898462141247650.post-4271519230994794256</id><published>2003-08-10T16:13:00.000+03:00</published><updated>2008-02-08T16:14:37.186+02:00</updated><title type='text'>zamansız bir hikaye</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#660000;"&gt;     Zamanin olmadigi bu isimsiz sehre trenle geldim.Elimde babamin benim icin onardigi tahta bavulla bir sure gezinip, tabelasinda "chocolatarie" yazan   bakimsiz pansiyondan bir oda tuttum.Uzunca bir banyo yapip vucuduma yapisan zaman artiklarini temizledim.Etekleri ve yakasi firfirli, derin yirtmacli, uzun , kirmizi elbisemi giydim.Uzun siyah saclarimi uclarina dogru dalgalar vererek tarayip, sag kulagimin uzerine kirmizi tek gul taktim, cok sevdigim buyuk halka kupelerimi unutmadim.Gozlerime siyah kalem, dudaklarima kirmizi ruj surdum.Urperen ciplak omuzlarima bir sal atip odadan ciktim.Her adimimda aglayan tahta basamaklari los isIkta secmeye calisarak merdivenlerden inip, kohne pansiyondan disari ciktim.Kapinin onunde oturan yasli pansiyon sahibesi hic konusmadan, gulerek ellerimi tutup, lameli pakette kirmizi kurdelali karamelli cikolatayi avuclarimin arasina sIkistirdi.Arkamdan el sallayarak bir sarki mirildanmaya basladi kendi dilinde "…butun guzellikler olmelidir".     Egri bugru tas kaldirimlara takilan topuklarimi ceke ceke yurumeye basladim.Cop bidonunun yaninda duran kara kapli ince kitabin ruzgarla savrulan yapraklari arasindan burnuma hanimeli kokusu carpti, kokuyu burnumdan alip gogsumden iceri soktum.     Gecenin gec saatlerinde bir karnavalin ortasindayim.Sokaklar mesalelerle aydinlatilmis.Etrafta gulen, danseden, opusen sarhos insanlar var.Eksi sarap kokusu serinletiyor, agzindan alevler puskurten adamin isittigi geceyi.Sokak barlarindan birinde yuksek bir taburede oturuyorum.Sarap kokan gecede Bloody Mary iciyorum.Tum kahramanlarim yanimda oturuyor. Benim disimdaki herkes gibi onlar da sarap iciyorlar.Sarap onlari sakinlestirmis, normal hallerinin aksine, hareketsiz oturuyor yalnizca gulumsuyorlar.Eleni, Betty, hatta benim olmayan bir dus, Clohé bile burada.Ben de gulumseyerek onlara bakiyor ve ickimi yudumluyorum.Sokak alkolun ve muzigin etkisiyle giderek hareketleniyor.Sicak bedenler, ritmik hareketlerle biribirine sokulup ayriliyor.Clohé her zamanki rahat tavirlariyla Betty'i belinden cekerek dansa kaldiriyor.Dans etmek istiyorum…
*   *   *
     Buraya nasil geldigimi bilmiyorum.En son onu, fotograflarda ve duslerimde gordugumu hatirliyorum.Simdi bu sokak barinda, yuksek bir taburede oturmus etrafa gulucukler saciyor.Kirmizi bir elbise giymis uzerine, tipki bir cingene prensesi gibi.Henuz beni fark etmedi, dans eden insanlar giriyor gozlerimizin arasina.Bir adam elinden tutup sokagin ortasina cekiyor, cevresinde bir cember olusturuyorlar.Bir elini, saclarini da tutarak basinin arkasina, digerini beline koyup bedenini gecenin ve dansin yumusak ve sicak kollarina birakiyor.Derin yirtmacindan bacaklari bir ates bocegi gibi yanip sonerek goz kirpiyor.Goguslerinin arasina sIkistirdigi hanimeli kokusu once burnumu gidikliyor, sonra boynumdan asagi iniyor ve kasIklarimda kaliyor.Eteklerini iki yanindan kaldirarak kendi etrafinda donuyor, saclarindaki kucuk dalgalar bedenindeki deli dalgalarla birlesip ayriliyor.Onunla deliler gibi sevismek istiyorum  tanistigimiz takvim tutulmasindan bu yana.     Sappho'nun buyulu ligo prin'i calmaya basliyor.Gozlerimiz dumanlarin arasinda gezinen notalarin uzerinde bulusuyor, gulumsuyor, bana dogru yaklasiyor.Elimdeki kirmizi gulu dislerinin arasina aliyor.Kollarini enseme dolayip "hikayende olmek istiyorum" diye fisildiyor kulagima.Sesindeki titresim bedenime yayiliyor.Beline sIkica sarilip kendime cekiyorum.Yarisini kendi isirip digeri yarisini bana uzattigi cikolatanin karameli dilimdeyken opuyorum O'nu.Dudaklarimizdaki islaklik vucutlarimizdaki atesi korukluyor."bu gece sehir yanmali" diyorum icimden "yanacak" diye cevapliyor icimdeki sesi.Beline yeniden dolayip ellerimi, sicak tenini kokluyor, bilmedigim dansina eslik ediyorum.
*   *   *
      Duslerime cagirdim O'nu ve beklemedigim anda geldi.Kalabaligin arasinda durmus beni seyrederken bir cocuk kadar sevimliydi.Elleri sicak, bu sicaklik icimi titretiyor.Belimden alip avuclarimin arasina sIkistiriyorum parmaklarini.Kalabaligin icinden ayrilip, agir adimlarla pansiyona dogru yuruyorum.Avuclarimda parmaklari, dalganan eteklerime takilarak hic itiraz etmeden geliyor ardimdan.Arada bir donup gulumsuyorum.Gulucukler boslukta dagilip kulaklarinda birlesiyor, muzigin esliginde.Pansiyon sahibem hala oturuyor kapinin onunde.Gozlerimin icine bakip kapiyi itiyor geriye.Merdivenlere takilarak agir agir yukari cikiyoruz.Kapiyi acarken elleri kalcamda, burnu ensemde geziyor..Agzimda ard arda ictigim votkanin kekremsi tadiyla dudaklarina uzaniyorum.Beni simsIki sariyor.Soluksuz kalircasina opusurken bedenimi kavrayip beni kendine cekiyor.O'nu butunuyle istiyorum.Ruhuyla, beyniyle, teniyle... her seyiyle istiyorum.     Elbisemin fermuarini agir agir asagiya cekiyor. Bir eliyle de yavas yavas acilan tenimi izliyor.Elbise ayaklarimin dibine dustugunde beni kucaklayip yataga uzatiyor. Bir elini, dirsegini yastiga koyarak basinin altina dayiyor.Diger elinin parmak uclarini bedenimde gezdiriyor.Yeniden icim urperiyor, bir sey dusunemiyorum.Simdi boslukta gezen kuru bir yaprak gibiyim.Kurumus damarlarima uzerimde agirligini duydugum dolu taneleri hayat veriyor.Sicakligimda eriyen tanecikler  coskun bir nehre donusuyor.Cigliklarimla ruzgar gucleniyor firtina oluyor, nehrin dalgalarini asagi yukari savurup darmadagin ediyor.Kendimi akintiya birakiyorumArtik herkesin tanidigi kadin degilim, bir baskasiyim.Sadece O'nun bildigi.Oncesiz ve sonrasiz duragan bir zamanin parcasiyim.Ulkem yok, gecmisim yok, ben varim.O var.Sesler, dalgalar ve bedenler birbirine karisiyor.Kendi anaforumuzda en dibe iniyoruz.Firtina basladigi gibi hizla diniyor.Gokkusaginin icinde, dingin bir kumsalda uykuya daliyoruz.
Kadin bir film izlemisti yasarken.Filmdeki kirmizi pelerinli kadin gibi mevsimin ilk kuzey ruzgarinin kiskirticiligina kulak verip gezmek istemisti sehirden sehire, ulkeden ulkeye ve gormek istemisti bilmedigi buyulu, insanligin solmadigi diyarlari.Kadin duslere inanirdi.Oyle cok inandi ki bir gun kuzey ruzgari alip onu zamanin olmadigi bu sehre getirdi.Burasi duslere inananlarin  sehri…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3818898462141247650-4271519230994794256?l=elisadream.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://elisadream.blogspot.com/feeds/4271519230994794256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3818898462141247650&amp;postID=4271519230994794256&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4271519230994794256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3818898462141247650/posts/default/4271519230994794256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://elisadream.blogspot.com/2003/08/zamansz-bir-hikaye.html' title='zamansız bir hikaye'/><author><name>Elisa Day</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09831090050263560562</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_hBhIe_xQHNk/STJQlQzCZDI/AAAAAAAAACE/nq5Ep5yNM94/S220/n596355129_925666_7562.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
