27 09 2006

başka

I.
"Dun gece senin hoslandigin kadinla yattigimi sana nasil anlatabilirim?" gunlerdir bu sarkiyi dinliyorum. Gunlerdir, gecelerdir... Her sey sarkidaki gibiydi. Yoksa ben mi bir hayali gercek yapmak istemistim. Klip tadinda bir ani... Tesaduftu o gece. Bir barda karsilastik. Kalabalik bir grupla birlikteydi. Ben yalnizdim. Onlara katildim. Beraber ictik, eglendik, beraber ciktik bardan. Onun evine gittim herkesle birlikte, ama evinden cikamadim herkesle. Kaldim. Nick Cave calmaya basladi. Cok sevdigini biliyordum, benim dostumdan onun sevgilisinden. Ilk defa yalniz kalan her cift gibi hayattan bahsetmeye basladik. Sonra ben konuyu cocukluguma getirdim. Biliyorum, bunu hep yaparim. Ne kadar acili bir cocukluk gecirdigimi anlatarak kendimi zavalli gibi gosteririm ne zaman bir yanlis yapacak olsam. O gecede aynini yapmaya basladim. Ama kafamin gerisindeki makine hic durmadan calisiyordu. Anilarimi seslendirirken ic seslerimi susturmaya calisiyordum. Merak ediyordum nasil bir adamdi sevistigi. Dostum, yolundan asla sapmayan, benim yapmayi planladigimi asla yapmayacak biriydi. Bunu sadece meraktan mi yaptim bilmiyorum, hala kendime aciklayamiyorum. Beynimin uyusmaya basladigini hatirliyorum. Hicbir sey dusunemez hale geldigimde dudaklarina uzandim ve oldu iste. Bunu soylemek yeter mi? Olurken sarki degismisti "famous blue raincoat" caliyordu. Ne ironik... Kalbimin ortasinda ince bir sizi var. Evet onun dedigi gibi " sabah oluyor, makyaj akiyor" ve ortada huzunlu palyacodan eser kalmiyor. Evden alelacele ciktim. Telefonda dostumun cevaplayamadigim cagrisi vardi. Baska cagrilari cevaplamakla mesguldum cunku. Aradim ve gece cok ictigimi ayilamadigimi soyleyip kapadim. Endiselenmisti benim icin. Titrekti sesi. Gunler sonra dostuma gittim. Anlatmak zorundaydim. Icimdeki zehri disari akitmam gerekiyordu. Yoksa beni zehirleyip oldurecekti. Iceri girer girmez boynuna sarilip onu ne kadar sevdigimi soyledim. Suclu psikolojisi. Sasirdi, gulumsedi beni simsIki sarmalayip ben de seni... dedi. Her zamanki gibi ondan bundan konustuk. Gozlerimi kaciriyordum ondan, elimde olmadan. Elim titriyor, terliyordu. Nereden baslayacagimi bilemiyordum. Bir ara bana bakip iyi olup olmadigimi sordu, tuhaf gorundugumu soyledi. Ne diyebilirdim ki? Gecen gece senin asIk oldugun adamla yattigimi sana nasil anlatabilirim mi? II.
Sevgili olmanin dost olmaktan farki birinde cinselligin olusu mudur sadece? Dostunla paylastigin her seyi sevgilinle de paylasir misin? Bir defasinda iliskilerden bahsederken bana bunu sormustu. Her iliskinin gerekleri vardir ve yerine getirilmedigi zaman dengeler bozulur. Bu dostlukta da, askta da boyledir demisti. Aldattim onu. En yakin arkadasiyla ustelik. Soylememek soylemekten daha durustce bir davranis midir? Bilmiyorum. Onun tenine dokunurken onun tenine dokunmaktan baska bir sey hissetmedim. Hepsi bir seyin bir seye girmesiydi iste, desem beni sevmeye devam eder mi? Peki nedir sevgiliyi sevgili yapan, diger iliskilerden ayiran? Bilmiyorum. Aslinda pismanlik duymuyorum. Yani bu benim icin cok aciktigimda onume gelen bir yemegi yemek gibi bir sey. Ne yapmaliydim yani, aciktigim an onun yanima gelip karnimi doyurmasini mi beklemeliydim? Dostunun yemegini yeseydim aldatmamis olacaktim oysa. Ne farki var ki? Insanlarin cinsellige bu kadar anlam yuklemesini hicbir zaman anlayamadim zaten. Onu seviyorum, her seyden cok seviyorum hatta. Onlarca iliskim oldu ve hicbirine onunki kadar deger vermedim. Sirf baska birine dokundugum icin mi bu deger yitip gidecek? Icim biraz sizliyor. Yaptigim icin degil, onun buna uzulecegini bildigim icin. Evet iste bu nedenden yapmamaliydim. Isin icine karisan seks oldugu icin degil cok sevdigim insani kiracagim icin yapmamaliydim. Ama yaptim. Kelimelerin kifayetsiz kalmasi bu sanirim. Tipki seksteki gibi... Ne ironik... Gidip kapisini caldim. Gorur gormez sarilip ne cok ozledigimi soyledim. Baska ne diyebilirdim ki? Gecen gece senin dostun olan kadinla yattigimi sana nasil anlatabilirim mi? III. Cok yakin ve anlatilamayacak iliskiler kurdugun insanlarla bazen kelimeler olmadan da anlasabiliyorsun. Bu iyi mi, kotu mu bilmiyorum. Belki de bana ozgu bir seydir. 869. his. Son gunlerde bu hisle yasiyorum. Sevgilimle dostum gecen gece barda birlikte eglenmisler. Bunda sasilacak bir durum yok. Daha once de olmustu. Ama simdi garip bir sekilde aralarinda bir seyler gectigini dusunuyorum. Aslinda ikisinden de boyle bir sey beklemiyorum. Icim aciyor ama su an bastirabiliyorum bu aciyi. Emin degilim cunku. Bana soylemeleri mi yoksa soylememeleri mi daha dogru bilmiyorum. Hangi durumda kendimi daha salak hissederim acaba? Her fedakarlik bir beklenti dogururmus. Biliyorum. Dostum icin cok fedakarlik yaptim. Ama beklentim sadece saygiydi. Fazladan bir fedakarlik mi bu? Ne yapmam gerektigini gercekten bilmiyorum. Salak olduguma ve yanlis secimler yaptigima karar verip ikisini de hayatimdan tamamen cikarmali miyim? Onca yasanan, paylasilan seyden sonra yabanci olmak. Bir daha birbirini hic goremeyecek olmak. Ya da affedip, olmamis gibi davranip, aldatmanin lafi gectigi yerlerde yutkunup, birbirimizin gozlerine bakmadan susmak... Guveni seksle mi iliskilendiriyorum acaba sadece? Birine guvenmenin anlami bu mu yani? Bilmiyorum, bilmiyorum... Kafam karmakarisIk ve canim aciyor. Oyle aciyor ki bunu fiziksel olarak hissediyorum. Peki ya ask nedir? Sadece duydugum kelimeler mi ask? Goremedigim, dokunamadigim bir sey mi? Birinin beni sevdigini, bana asIk oldugunu nasil anlayacagim? Ben mi cok safim yoksa? Bir mesaj geldi telefonuma dostumdan. "Seninle konusmam gerek, sanirim bana kizacagin bir sey yaptim. Uygun oldugunda goruselim. Beni affet" . Daha fazla bir sey duymak istemiyorum. Biliyorum artik eminim. Bana ne diyecek ki? "gecen gece senin asIk oldugun adamla yattigimi sana nasil aciklayabilirim mi?" Insanin kendini onemsemesi kendi kendisinin kiralik katilidir...